ABD Kızılderili Soykırımı ve Bir Medeniyetin Yok Oluşu

Gelin, 70 milyon Kızılderili’nin ölümüyle sonuçlanan ve ABD’nin kirli sayfalarında bulunan Kızılderili Soykırımı’nı bilenler bilmeyenlere anlatsın.


3

Tarihin tekerrür ettiği dünyada ABD’nin yüzyıllar boyunca başka coğrafyalar üzerinde sayıya indirgenemeyecek kadar fazla savaş, çatışma ve katliamın mimarı olduğunu dünya tarihi yazar. Geçmişte sahibi olmadığı birçok medeniyetin insanlarına ve topraklarına yönelik zulmün mimarı olan ABD, Kızılderili Medeniyetlerinin adeta gözünü kırpmadan yok olmasını sağlamıştır.

Gelin, 70 milyon Kızılderili’nin ölümüyle sonuçlanan ve ABD’nin kirli sayfalarında bulunan Kızılderili Soykırımı’nı bilenler bilmeyenlere anlatsın.

Kızılderililer Kimdir?

Bering Boğazı’nı geçerek Asya kıtasından Amerika’ya gelen Kızılderililer, kendilerine has fiziki yapıları ve kültürleriyle Amerika’da tek toplumu oluşturmuştu. Kızılderililerin kelimeleri, kültürleri, giyimleri tamamen farklılık gösteriyordu. Örneğin, Türklerin şu an kelimelerinde kullandığı “yaptı, giydi, gitti ve geldi” gibi yüklem içeren kelimeler, Kızılderililerin cümlelerinde bulunmuyordu. Bunun yerine “siyah kıyafeti sen giy” derken “sen-siyah-kıyafet” kelimelerini kullanıyorlardı. Kızılderililere göre dünyaya ve evrene yalnızca “kuvvet” hakimdir. Kuvvet tüm canlılarda vardır ve iyi-kötü ne şekilde kullanılırsa, o şekilde geri dönüş verir. 

Kızılderililerin Amerika’ya geldiğinde buzullar nedeniyle deniz seviyesi düşüktü ve Bering Boğazı köprü görevini üstleniyordu. Avrupalıların kıtaya ayak basışıyla ortalama 4,2 milyon, Güney Amerika bölgesinde ise yaklaşık 10 milyon yerli Kızılderili barınıyordu.

“Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak…” (Kızılderili Atasözü)

“En İyi Kızılderili, Ölü Kızılderilidir.” (ABD’li General Philip Henry Sheridan)

Amerika’ya Geliş ve Katliam Başlangıcı

1492 yılında Kristof Kolomb’un Amerika kıtasını keşfiyle, “Yeni Dünya” ismiyle adlandırdıkları sakin coğrafyada yıllardır tek tip yaşamı benimseyen Kızılderililerin düzeni birdenbire bozulmuş ve adeta bir saldırıya maruz kalmışlardı.

1492 yılında başlayıp yaklaşık 500 yıl boyunca devam eden Kızılderili Soykırımları, oldukça korkunç yöntemlerle uygulanmıştır. ABD binalarının Kızılderili kafatasıyla taşması, devlet binalarının kelle başına para ödemesi, ilk biyolojik silahın uygulanması, yardım amacıyla dağıtılan battaniyelerle milyonlarca insana çiçek mikrobu bulaştırılması gibi cani yöntemlerle soykırımlar uygulanmıştı.

Kızılderililere Uygulanan Soykırım Türleri

Zorla Kısırlaştırma: Kızılderililerin sayısını azaltmak ve çoğalmasını engellemek amacıyla alenen uygulanmış bir soykırım türüdür.

Etnik Katliam: Bilinçli bir şekilde Kızılderili kökenine sahip olanlar katledilmiştir.

Kızılderili Rezervi: Kızılderililerin belirli bir yere kapatılması ile uygulanan soykırım türüdür.

Hristiyan Misyoner Faaliyetleri: Kızılderililer ailelerinde zorla alınmış ve ABD yatılı okullarında Hristiyan misyonerler tarafından yetiştirilmiştir. Bu sayede Kızılderilileri kendi kültürlerinden ve milletlerinden uzaklaştırmak amaçlanmıştır.

Kızılderili Tehciri: Kızılderililerin bulunduğu coğrafyadan farklı bir coğrafyaya götürülmesiyle uygulanan soykırım türüdür.

Çiçek Hastalığı: Bilerek ve iyilik çerçevesi altında uygulanan bu soykırım türünde hastalık, insanlara yardım amacıyla verilen battaniyelere aşılanmış ve Kızılderililerin ölümüne neden olmuştur.

Sömürgecilik: Kızılderililerin yaşam sürdüğü toprakların tüm kaynaklarını sömürmek suretiyle uygulanmıştır ve günümüzde Brezilya ile Arjantin Kızılderililerine uygulanmaya devam etmiştir.

Kızılderili Katliamları

1539 Napituca Katliamı

ABD topraklarında Avrupalılar tarafından gerçekleştirilen ilk büyük toplu katliam olan Napituca katliamı, Florida’da direnişçi Kızılderili Timukua savaşçıları yenildikten sonra akabinde İspanyol kâşif ve fatih Hernando de Soto yaklaşık 200 kişiyi idam etmiştir.

12 Mayıs 1623 Pamunkey Barış Görüşmeleri

İngilizler tarafından davet edilen Powhatan reisleri, barış konferansının akabinde zehirli şarap ve fiziki saldırıyla öldürmüştür.

22 Mart 1824 Fall Creek Katliamı

Madison County Indiana’daki beyaz yerleşimciler tarafından dokuz Kızılderili soyulmak suretiyle öldürülmüştür.

Gözyaşları Yolu

Tarihe “Gözyaşları Yolu” ismiyle geçen katliam, 1838’de Cherokee’lerin ABD ordusu tarafından esir kampına alarak Batı’ya yürüyüşe geçirilmesi ve Cherokee kabilesinin yaklaşık üçte biri kadarının telef olmasıyla adeta bir tehcir hareketi olarak sonuçlanmıştır.

23 Ocak 1870 Marias Katliamı

Binbaşı Eugene M. Baker Başkanlığında ABD ordusu, Karaayaklar konfederasyonunda Pikani Karaayakları kabilesine dahil olmak üzere kadın, çocuk ve yaşlı olmak üzere 173 kişiyi katletmiştir.

Yaralı Diz Katliamı

Lakota Siuları ile Amerikan askerlerinin büyük çatışması olarak tarihin tozlu raflarında bulunan bu katliam, 29 Kasım 1890 yılında Birleşik Devletler tarafından Minneconjou Lakota yerlilerinin kamp alanlarının çevrilmesi ve çıkan çatışma esnasında Kızılderili şefi Koca Ayak’ın da aralarında yer aldığı, aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu 153 Siu katledilmişti. Wounded Knee’de 1890 yılında gerçekleşen Siu Katliamı, Kızılderili özgürlüğünün bir sonu oldu.

Tarihin tozlu sayfalarında ABD’nin kendine ait olmayan topraklara yönelik uyguladığı soykırımlar ve katliamları görmemek imkansızdır. Ancak ABD’liler soykırım için savunmalarını şu şekilde gerçekleştirirler…

“Sonuna kadar öldürmedikçe soykırım sayılmaz!” (ABD)

[zombify_post]


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

3

Yorum