Bir Gece Yarısı Ortaya Çıkan “103 Amiralin Bildirisi” Meselesinin Aslı Nedir?

Emekli amirallerin gecenin bir yarısı paylaştığı bildirinin içeriğinde “Montrö’nün tartışılmaması, aksi halin risk olacağı” ifadelerine yer verildi.


2

Geçtiğimiz gece emekli 103 amiral, gündemde sıklıkla yer bulan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ve kamuoyunda paylaşılan sarıklı amiral fotoğraflarına ilişkin bir bildiride bulunmuştu. O geceden bu yana hükümetten birçok isim bildirinin içeriğine yönelik tepki gösterdi. 103 emekli amiralin yayınladığı bildirinin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.

103 emekli amiral, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile ilgili “Bir Cumhurbaşkanı Montrö’yü de feshedebilir mi?” sorusuna “Teknik olarak evet” cevabı sonrasında ve Deniz İkmal Komutanı Tuğamiral Mehmet Sarı’nın kamuoyu ile paylaşılan cübbe ve takkeli fotoğrafına ilişkin bir bildiri paylaştı.

Emekli amirallerin gecenin bir yarısı paylaştığı bildirinin içeriğinde “Montrö’nün tartışılmaması, aksi halin risk olacağı” ifadelerine yer verildi. 

103 emekli amiral tarafından paylaşılan bildirinin içeriği şu şekildeydi:

“Son zamanlarda gerek Kanal İstanbul gerekse Uluslararası Antlaşmaların iptali yetkisi kapsamında Montrö Sözleşmesi’nin tartışmaya açılması endişe ile karşılanmaktadır.

Türk Boğazları, dünyanın en önemli suyollarından biri olup, tarih boyunca çok uluslu antlaşmalara göre yönetilmiştir. Bu antlaşmaların sonuncusu ve Türkiye’nin haklarını en iyi şekilde koruyan Montrö; sadece Türk Boğazlarından geçici düzenleyen bir sözleşme değil, Türkiye’ye İstanbul, Çanakkale, Marmara Denizi ve Boğazlardaki tam egemenlik haklarını geri kazandıran, Lozan Barış Antlaşmasını tamamlayan büyük bir diplomasi zaferidir.

Montrö, Karadeniz’e kıyıdaş ülkelerin güvenliğinin temel belgesi olup Karadeniz’i barış denizi yapan sözleşmedir. Montrö, Türkiye’nin herhangi bir savaşta, savaşan taraflardan birinin yanında istemeden savaşa girmesini önleyen bir sözleşmedir.

Montrö, Türkiye’nin II. Dünya Savaşında tarafsızlığını korumasına imkân yaratmıştır. Bu ve benzeri nedenlerle, Türkiye’nin bekasında önemli bir yer tutan Montrö Sözleşmesinin tartışma konusu yapılmasına, masaya gelmesine neden olabilecek her türlü söylem ve eylemden kaçınılması gerektiği kanaatindeyiz.

Diğer taraftan; son günlerde basında ve sosyal medyada yer alan kabul edilemez nitelikteki bazı görüntüler, haber ve tartışmalar ömrünü bu mesleğe adamış bizler için çok derin bir üzüntü kaynağı olmuştur.

TSK ve özellikle Deniz Kuvvetlerimiz son yıllarda; çok bilinçli bir FETÖ saldırısı yaşamış ve çok değerli kadrolarını bu hain kumpaslara kurban vermiştir. Bu kumpaslardan çıkarılacak en önemli ders; TSK’nin, anayasanın değişmez, değiştirilmesi teklif edilemez temel değerlerini titizlikle sürdürmesi zaruretidir.

Bu gerekçelerle, TSK ve Deniz Kuvvetlerimizi bu değerlerin dışına çıkmış, Atatürk’ün çizdiği çağdaş rotadan uzaklaşmış gösterme çabalarını kınıyor ve tüm varlığımızla karşı çıkıyoruz.

Aksi halde, Türkiye Cumhuriyeti, tarihte örnekleri olan, bunalımlı ve bekası için en tehlikeli olayları yaşama risk ve tehdidi ile karşılaşabilecektir. Türk Milletinin bağrından çıkan şanlı bir geçmişe sahip, Ana ve Mavi Vatan’ın koruyucusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı personelinin Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda yetiştirilmesi elzemdir.

Ülkemizin her köşesinde denizde, karada, havada, iç güvenlik bölgesinde ve sınır ötesinde fedakârca görev yapan, Mavi Vatandaki hak ve menfaatlerimizin korunması için Atatürk’ün gösterdiği yolda canla başla çalışan cefakâr Türk Denizcilerimizin yanındayız.”

 

103 Emekli Amiral Bildirisine Soruşturma

103 emekli amiralin gece yarısı yayınladığı bildiri birçok kesim tarafından tepkiyle karşılandı ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı durum karşısında harekete geçerek soruşturma başlattı. Soruşturma esasında yapılan açıklamalarda şu ifadeler yer aldı:

“Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızca; 04/04/2021 tarihinde bazı internet siteleri ve sosyal medya mecralarında paylaşılan ve ‘103 amiralden Montrö bildirisi’ başlığı altında yayınlandığı belirtilen açıklamayı hazırlayanlar ile varsa irtibatlı oldukları kişilerin tespiti ve yasal gereğinin takdir ve ifası amacıyla re’sen soruşturma başlatılmıştır.”

Cumhurbaşkanlığı ve İçişleri Cephesinden Tepkiler Bir Çığ Gibi Büyüdü

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalarda, “Büyük Türk milleti üniformaya aşıktır. Üniformayı taşımak şereftir. O şerefi emekli olduktan sonra taşımak daha büyük şereftir. Demokrasiye, devlete ve millete sadakatle bağlı, rütbesini üniformasını siyaset malzemesi yapmayanları daima şükranla yad ederiz… Ya diğerleri…” cümlelerine yer verdi.

İletişim Başkanı Fahrettin Altun bildiriye yönelik sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamalarda şu ifadelere yer verdi: “Neymiş, birkaç emekli amiral bir araya gelip bir ‘bildiri’ yazmışlar. 5’inci kol unsurları da hemen heyecanlanmış. Oturun oturduğunuz yerde. O Türkiye eskide kaldı. Bu millet 15 Temmuz’da darbe heveslilerini nasıl tepelediğini dosta düşmana gösterdi. Haddinizi bilin.

Siz kimsiniz? Ne hakla milli iradenin meşru temsilcilerine parmak sallıyorsunuz? Türkiye bir hukuk devletidir. Bunu asla unutmayın. Vesayetçiler bir daha asla demokrasimize zarar veremeyecek. Dış güçlerin ezik piyonları büyüyen, güçlenen Türkiye’nin önünü kesemeyecek!”

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Şentop, 103 emekli amiralin bildirisine ilişkin Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamalarda, “Yıllardır içeride, dışarıda vatan ve millet düşmanlarıyla cephe cephe amansız bir mücadele sürerken ortalıkta gözükmeyen emekliler, kendi uydurdukları gündemlerle kaos simsarlığı üstlenmişler; belli. Kahraman milletimiz 15 Temmuz’da sadece FETÖ’cü darbecileri değil, aynı kaynaktan beslendiğini bildiğimiz bütün darbe sevdalılarını da toprağa gömdü. Düşünce açıklama başka, darbe çağrışımlı bildiri hazırlamak başka.” İfadelerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay da bildiriye sosyal medya hesabı üzerinden tepki gösterdi. Oktay, şu ifadelere yer verdi: “Mezarlıkta ıslık çalan korkaklar misali, Millet İradesini ve Recep Tayyip Erdoğan’ın dik duruşunu hazmedemeyen darbe seviciler demokratik kurumlara, seçilmişlere ve de Türk Silahlı Kuvvetlerine ayar verme hadsizliğinde bulunmuşlar. Bu vesayet muhiplerinin hevesleri en son 15 Temmuz gecesi kursaklarında kalmış, millet olarak unutamayacakları bir ders vermiştik. Bugün de her platformda gerekli cevap en net şekilde verilecektir. Göze alabilene hodri meydan!”

Millî Savunma Bakanlığı’ndan Bildiriye İlişkin Açıklama Geldi

103 emekli amiralin Montrö Boğazlar Antlaşması’nın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iptal etme yetkisine ilişkin yaptığı bildiriye yönelik tepkiler bir çığ gibi büyürken, Millî Savunma Bakanlığı bildiriye ilişkin bir yazılı açıklama yaptı.

“1. Türk Silahlı Kuvvetleri; Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yurt içinde, sınır ötesinde Suriye’de, Irak’ta, Kıbrıs’ta, Azerbaycan’da, Libya’da, Doğu Akdeniz’de ve daha birçok coğrafyada hak, alaka ve menfaatlerimizi korumak, bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sağlamak, dost ve kardeşlerimizin de hakkını, hukukunu korumak için büyük bir fedakârlık ve kahramanlıkla hiç olmadığı kadar yoğun ve etkin bir şekilde mücadele ederken böyle bir bildiri yayınlamanın demokrasimize zarar vermekten, Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin moral ve motivasyonunu olumsuz etkilemekten ve düşmanlarımızı sevindirmekten başka bir işe yaramayacağı açıktır. Bağımsız Türk yargısının gereğini yapacağına inancımız tamdır.

2. Uluslararası anlaşmaların kazanç ve kayıplarının da bilgi ve bilincinde olan Türk Silahlı Kuvvetleri, hiçbir görev ve sorumluluğu olmayan kişi veya kişilerin hırs, ihtiras ve şahsi emellerine araç yapılamaz.

3. Bağrından çıktığı asil milletimizin sevgisi, güveni ve duasından aldığı ilhamla içeriden ve dışarıdan her türlü fitne-fesat ve yıkıcı girişime rağmen gücüne güç katan Türk Silahlı Kuvvetleri; egemenlik, bağımsızlık ve bekamız ile hak, alaka ve menfaatlerimizin korunmasını dikkat ve hassasiyetle ölürsem şehit kalırsam gazi anlayışı içinde kahramanlık ve fedakârlıkla başarıyla gerçekleştirmektedir.

4. 15 Temmuz hain darbe girişimi ile iç–dış fitne ve fesatlara rağmen, Suriye’nin kuzeyinde oluşturulmak istenen terör koridorunun parçalanması dahil, düşmanlarımızı hayal kırıklığına uğratan önemli başarılar elde edilmiştir.

5. Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri ile bir bütün olan Türk Silahlı Kuvvetlerinin başarılarını görmeyen, görmek istemeyenler hırs, ihtiras ve haset ile körleşenlerdir.

6. Kahraman ordumuzun güçlendiğinin en açık göstergesi, başarıyla icra edilen operasyonlar ile sayısı ve kapsamı giderek artan tatbikatlardır. Uzun yıllardan beri hayal ettiğimiz harekât etkinliğine ulaşılmış ve denizde tüm zamanların yıllık en yüksek seyir süresi gerçekleştirilmiştir.

7. Sultan Alparslan’dan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e kadar binlerce yıllık şanlı tarihimizden süzülüp gelen millî, manevi ve mesleki değerler ile asil milletimizin bağrından çıkan ve Peygamber ocağı olarak da bilinen Türk Silahlı Kuvvetleri;

– Atatürk’ün de belirttiği gibi akıl ve bilimin ışığında,

– Anayasa çerçevesinde

– Yasalar ve Sayın Cumhurbaşkanımızın direktifleri doğrultusunda,

– Sıralı amir ve komutanların emir ve komutasında,

– Milletinin emrinde, görev ve sorumluluklarının bilincinde, daima görevinin başındadır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

8. Türk Silahlı Kuvvetlerinin başarılarında en büyük pay aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize aittir. Bu vesile ile aziz şehitlerimizi; ebediyete intikal eden kahraman gazilerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle yâd ediyor, hayatta olan kahraman gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımızı sunuyoruz.”

[zombify_post]


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

2

Yorum