Dijital Dünyada 20 Yaş Akımını Doğuran Sebepler Nelerdir?

Geçtiğimiz günlerde internette neredeyse tüm profillerin 20’li yaşlarına ve şimdiki hallerine ilişkin bir görsel paylaşmasıyla neredeyse tüm haftayı geçirdik.


2

Geçtiğimiz günlerde internette neredeyse tüm profillerin 20’li yaşlarına ve şimdiki hallerine ilişkin bir görsel paylaşmasıyla neredeyse tüm haftayı geçirdik. “20’li yaşlar Challenge” adıyla anılan sosyal medyanın yeni gündemi, birçok siyasetçi de dahil olmak üzere birçok insanın ilgisini çekti ve akıma ayak uydurmalarını sağladı.

Challenge bir çeşit meydan okumaya verilen isimdir. Sosyal medyada 20’li yaşlarına ait görselleri birbirleriyle paylaşan insanlar o yıllarda sahip olduğu görselliği, bir diğerleriyle karşılaştırıp adeta birbirlerine meydan okuyorlar. Sosyal medyanın son gündem maddesi olan 20’li yaşlar akımının doğuran sebepleri hiç düşündünüz mü?

Neden 20 Yaş Akımı?

Dijital dünyada neredeyse her gün birbirinden çok farklı akımlar ortaya çıkıyor. Hatırlarsanız Koronavirüsün ilk günlerinde sanatçılarımız da evden konserler vererek birbirlerine meydan okudukları bir akım başlatmıştı. Fakat şimdinin 20’li yaşlar akımı diğer akımlardan biraz daha farklı ve çok fazla kullanıcının katılımıyla sonuçlandı.

20’li yaşlar akımına en çok katıla kitleyi 35-55 yaş arası kullanıcılar oluşturdu. 1966 – 1986 doğum yıllarına sahip kullanıcıların katılımıyla büyük bir kitleye ulaşan 20’li yaşlar Challenge, özellikle bireylerin 1940 ve 1980 yılları arasındaki nostaljik döneme özlem duyduğunu ortaya çıkardı.

Yüzümüzü adeta dijitalin tüm niteliklerine çevirdiğimiz sosyal medyada, 20’li yaşlar akımının ortaya çıkması elbette şaşılması gereken bir durum değildi. Günümüzde özellikle geçmişin yaşam standartlarına, müziklerine, eşyalarına ve tabir-i caizse tüm nostaljisine özlem duyan kitleler, kendini 20’li yaş akımına ayak uydururken buldu.

Nostaljik Özlem

Teknolojini hayatımızın odak noktası haline gelmesiyle yaşamımızda büyük bir değişim yaşandı. En basit örneğiyle geçmişin gırgır süpürgelerini, elektronik süpürgeler aldı ve geçmişin insan emeğine dayanan ürünleri çok eskinin birer ögesi olarak tarihin tozlu sayfalarında yerini buldu. Günümüzde telefon sayesinde sınırsız bir içerik platformuna erişiyor, dünyanın öbür ucuna anında görüntülü etkileşim imkânı sağlayabiliyoruz. Geçmişte bu etkileşimler istediği kişiyle iletişim kurmak amacıyla telefonu çeviren kişilerin sırasını beklemesiyle sonuçlanıyordu. Peki her şey bu kadar değişti mi?

Günümüzde kullandığımız eşyalardan farklı olarak eğlendiğimiz ve hayatı özel kılan noktalar da farklıydı. Örneğin eskinin dünyasında teknoloji daha hayatımızda yokken ailece oyunlar oynanır, müzikler dinlenir, sohbetler edilir ve doyasıyla bir eğlence yaşanırdı. Günümüzde çocukların da sosyal medyanın adeta bir ögesi olmasıyla ailede kopukluklar, iletişimsizlikler ve mutsuzluklar doğmaya başladı.

Örneğin geçmişte Eurovision müzik yarışması vardı. Şimdiki neslin belki ismini bile duymadığı Eurovision yarışmalarında tüm ülke televizyonun başında yerini alır, Türkiye yarışana kadar dört gözle beklerdi. Türkiye sahneye çıktığında hepimizin içinde gurur duygusu kabarır, sabırsızlıkla yarışmanın sonunda ülkelerin vereceği puanlamaları gözlemlerdik. Geçmişte hepimizin çocukluğunun eğlenceli bir bölümünü oluşturan Eurovision eğlenceleri, tüm dünya için devam etse de Türkiye katılımlarını sonlandırdı ve eğlenceler geçmişin bir anısı olarak kaldı.

20’li yaşlar akımına özellikle Türkiye vatandaşları tarafından çok fazla katılım sağlandı. Türkiye’nin geçmişinde yer bulsa da gündemi meşgul etmeyen problemler, günümüzde birçok insanın geçmişin nostaljisine adeta özlem dolu bir yaşam sürmesine neden oluyor.

20’li Yaşlar Challenge Göründüğü Kadar Masum Mu?

20’li yaşlar akımı birçok platform bünyesinde yaklaşık 1 milyon insanın katılımıyla gerçekleşirken büyük bir kitle bunun bir “veri yüklemesi” olduğunu savundu. Paylaşım sağlanan fotoğrafların geçmişi ve bugünü içermesi nedeniyle insan odaklı çalışan sistemler bünyesinde önemli bir data kaynağı oluşturduğu düşünülüyor. 20’li yaşlar akımı nedeniyle paylaşılan birçok fotoğrafın ve bilgilerin şirketlerin kullanımına açıldığı ve firmaların bu verileri kullanabilme ihtimalinin olduğu savunuluyor.

Akıma katılarak fotoğrafını paylaşan kişilerin oldukça masum bir nostalji isteğiyle yaptığı girişim, fotoğrafların çeşitli verilerde kullanılmasına neden olabilir. Özel verilerin açık kaynaklarda birikmesi nedeniyle insanların özel yaşam alanlarının sosyal medyada paylaşılması “Challenge” özelliği taşısa da hiç de masum görünmüyor.

Sosyal Medyada Akımlara Katılma İsteğini Doğuran Sebepler

Dijital dünyada hepimiz kendimize özel oluşturduğumuz profiller bünyesinde varlık gösteriyoruz. Çoğu zaman hayatımızdan çeşitli anlara dahi yer verdiğimiz sosyal medya, günümüzde hepimizin bir çeşit yaşam fonksiyonunu oluşturuyor. Günümüzde sosyal medyanın kişinin adeta kimliğini yansıtma özellikleriyle varlığını sürdürdüğü ve birçok kişinin “trendlere uyum sağlamak” adına çeşitli akımlara eşlik ettiği gözlemleniyor.

Örneğin günümüzde tüm dünya tarafından kullanıcıların katılım sağladığı bir akıma uzak durduğunu süreçte sosyal medya trendlerinden uzak ve asosyal bir izlenimin oluşması da kaçınılmaz oluyor. Geçtiğimiz günlerde Yıldız Tilbe’nin şarkı söyleyerek bir akım oluşturup Tarkan’a meydan okumasına, Tarkan, “Akımın hangi amaca hitap ettiğini anlayamaması” üzerine bir açıklama yapıp, katılım sağlamamasıyla sonuçlanmıştı. Akabinde sosyal medya gündemine adeta hızlı bir giriş yapan Tarkan’ın açıklamasına, insanlardan tepkiler de gecikmedi.

Tepkiler esasında haksız bir boyutta süregeliyordu. İnsanların tepki göstermemesinin en büyük nedeni “Tarkan’ın uyum sağlamaması” düşüncesinden kaynaklandı. Fakat insanların özgür iradesinin söz konusu olduğunu ve trendlere uyum sağlamanın yalnızca sosyal medyada bir “kendini kanıtlamak” güdüsüyle meydana geldiği çoğu tepki gösteren insan tarafından göz ardı ediliyordu.

Kendimizi teknoloji dünyasının içerisine o kadar uyarlıyoruz ki bizim gibi olmayan ve trendlere uyum sağlamayan insanları bile “dışlar” niteliğe ulaştık. Fakat, insanın insanı sadece teknolojide varlığı kanıtlama güdüsüyle dışlaması normal miydi? Günümüzde teknolojiyle bağ kuran ve sosyal medyada profiller oluşturan kişilerin öncelikle kendine “Sosyal medyada neden varım?” ve “Benim gibi olmayanları neden dışlıyorum?” sorusunu yöneltmesi oldukça elzem görünüyor…

 

[zombify_post]


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

2

0 Yorum