İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı – Jean Jacques Rousseau


0

Bizi yeniden hayvan yapmayı istemek için bunca zeka şimdiye kadar hiç kullanılmamıştı; eserinizi okuyup bitirince insanın içinden dört ayak üzerinde yürümek isteği geliyor.

”Bir toprak parçasının etrafını çitle çevirip ”Bu bana aittir!” diyebilen, buna inanacak kadar saf insanlar bulabilen ilk insan, uygar toplumun gerçek kurucusu oldu. 

Bu sınır kazıklarını söküp atacak ya da hendeği dolduracak, sonra da hemcinslerine ”Bu sahtekara kulak vermekten sakınınız! Meyvelerin herkese ait olduğunu, toprağın ise kimseye ait olamadığını unutursanız, mahvolursunuz.” diye haykıracak olan adam, insan türünü nice suçlardan, nice savaşlardan, nice cinayetlerden, nice yoksulluklardan ve nice korkunç olaylardan esirgemiş olurdu!”

Bu ünlü paragraf, Jean Jacques Rousseau‘nın İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı kitabında geçiyor. 

JJR’a göre gelişmeler, beraberinde eşitsizliği, eşitsizlikler de beraberinde düzensizliği getirmiştir. Mülkiyet hakkının oluşması ve özel mülkiyetin korunması için yasalar ve koruyucuların ortaya çıkması, toplumlarda kanunların keyfe ve maddiyata göre uygulanmaya başlar. Bu, ardı ardına birbirini etkileyen sorunları inceleyen JJR, kitabında özel mülkiyet ile zengin-fakir ayrımının oluşmasını, görevlendirilmelerle zayıf-güçlü ayrımının daha belirginleşmesini ve son olarak bunların toplumunda efendi-köle anlayışının oluştuğundan bahseder. 

Rousseau’ya göre, eşitsizliğin temel nedeni ve kaynağı ihtiyaç fazlası üretim ve üretimin eşit dağıtılmamasını sağlayan yöneticilerdir. Doğa düzeni dediğimiz belirli bir otoritenin olmadığı durum için diğer filozoflara nazaran daha iyimser olan JJR, ilk insanın medeni insandan çok da aptal olmadığını anlatır kitabında. Eşitsizliğin oluşması ve bu eşitsizliğin devamlılığının sorumlularını arayarak, toplumsal düzenin karmaşıklığını tarihsel nedenlerle inceliyor.

[zombify_post]


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

0

0 Yorum