Unutulmayan Bir Replik Efsanesi: Avrupa Yakası!

İstanbul’a ayak basar basmaz köprüyü geçip Avrupa Yakası’na geldiğimizde o muhteşem dizinin esintilerini hissetmiyor muyuz hafızamızda?


2

Hepimiz farklı yerlerde doğduk. Çok farklı yerlerin suyundan içtik, taşını toprağını gezdik. Fakat nereden gelmiş olursak olalım, İstanbul’a ayak basar basmaz köprüyü geçip Avrupa Yakası’na geldiğimizde o muhteşem dizinin esintilerini hissetmiyor muyuz hafızamızda?

Evet, tam da ondan bahsediyorum. Gülse Birsel’in kaleminin çiçeği, Nişantaşı’nın gözbebeği: Avrupa Yakası!

2004 yılında hayatımıza bir komedi dalgası ile giren Avrupa Yakası, 6 sezon, 190 bölüm olarak devam etti. Yayınlandığı süreçlerde geniş bir hayran kitlesine sahip olan dizi, yılların eskitmesine uğramayıp kitlesini korudu. Sene 2021’de bile tekrarlarını her izlediğimizde aynı sıcaklığı, aynı komedi ziyafetini yaşatıyor bize Avrupa Yakası.

Yalnızca yayınlandığı süreç ve senaryosuyla değil, kadrosu ile de gönüllerimizde taht kurdu. Öyle usta oyuncularla çalıştı ki Gülse Birsel, karakterler “dizi tiplemesi” sınırlarını aşıp, tam olarak “karakter” sınırları içerisine girmeyi başardılar.

“Başladı Tık Tık’tan Geliyorlar Soldan Soldan’a…”

Dizinin ilk sezonundan itibaren hepimizin babası Gazanfer Özcan’ı yani nam-ı diğer İstanbul Beyefendisi “Tahsin Bey Amca” yı salonda kendine özgü baş köşedeki koltuğunda gördük.
Tahsin Bey Amca’nın kolundan tık tık damarları atarken, Hümeyra’nın yani İffet, nam-ı diğer “İfot Anne”mizin “Ay bak Tahsin, geliyorlar soldan soldan!” sözlerini duyduk.
Evin kavgacı, bir o kadar da sevecen çocukları Aslı ve Volkan’ı da unutmak elbette mümkün değil. Dizinin senaristliğinin yanında, bir yandan da “Aslı” karakterine can veren Gülse Birsel, bizlere on parmağında on marifet bir kadın olduğunu kanıtladı.
Volkan karakterinde ise Ata Demirer’in samimiyetini unutmamak gerek. Merak etme Volkan, biz de özgür olmayı en az senin kadar istiyoruz…

Avrupa Yakası, hem aile yaşantısının o güzel sıcaklığını bize sunuyor, hem de iş hayatındaki güzel arkadaşlıkların vermiş olduğu mutluluğu tatmamıza yardımcı oluyordu. Dizi süresince bir moda dergisinin büyümesine ve hatta en ünlülerinden biri olmasına da şahit olduk.

Dizinin ilerleyen bölümlerinde bizi öyle bir karakter ile tanıştırdı ki Gülse Birsel, hepimiz bütün repliklerini ezberler hatta günlük yaşantımıza yansıtır olduk. Kim mi o isim? Elbette, Burhan Altıntop!

Engin Günaydın gibi usta bir oyuncunun can vermiş olduğu Burhan Altıntop, on parmağında on marifet, çoğu zaman varyemez, genellikle duygusal, karşı cinse oldukça ilgili, olabildiğince hırslı bir karakter idi. “Ben de Nişantaşı çocuğuyum, beni de alsanıza aranıza!” kelimeleri ile başladığı bu yolculukta, “Pabucumun Satanisti!” ile devam etti. Kimi zaman “Ben aslında yohum” sözleri ile hepimizi bir kahkaha tufanına sürükledi, kimi zaman da “Benim için ağla Çiko!” diyerek hepimizi minik bir hüzün ile kapladı.

Burhan Altıntop deyip de ona deliler gibi aşık olduğunu her daim yansıtan Makbule’den bahsetmezsek olmaz bana kalırsa. Hasibe Eren’in tüm domestik ruhu ile can verdiği Makbule karakteri tüm ev hanımlarının sesi olarak dizide benliğini ilk günden itibaren kabul ettirdi, oldukça da sevdirdi. Tüm karakterlerin boynundan “Bak bak bal damlıyor, hop hop ay ay kaymağı da varmış hop…” sözleri ile bir tutam bal alması ile tanıdık Makbule’yi. Ve bana kalırsa domestik ruhunu hiç ama hiç unutmayacağız. Her eve bir Makbule lazım… Dilber Hala’nın da dediği gibi, “yüreğin sıfatından daha güzel kızım…”

Bir de Dilber Halamız vardı, Tahsin Amcamızın tatlı belası olan.
Binnur Kaya dizide hem Şahika hem de Dilber hala karakterine can vererek ne kadar usta bir oyuncu olduğunu hepimize, en güzel şekilde gösterdi.
Avrupa Yakası’nın usta oyuncuları ve canlandırmış oldukları karakterlerin efsanesi anlatmak ile bitmiyor. Bitmeyecek de biliyorum. Gönül Ülkü Özcan, Rutkay Aziz, Sarp Apak, Tolga Çevik, Levent Üzümcü, Hale Caneroğlu, Müşfik Kenter, Suna Keskin ve daha nicesi…

Fakat bir karakter ki, dizinin yayınlanma süreçlerinde maalesef hayata gözlerini yumdu. Bu veda dizinin ömrünü de olabildiğince kısaltmaya yetti. Bu isim Gazanfer Özcan’dı. Hepimizin Tahsin Bey Amca’sı. Umarız ki Avrupa Yakası huzurunda, olabildiğince mutlu uyuyorsundur Gazanfer Özcan. Bizim her zaman Tahsin Babamız olarak kalacaksın…

Herkesin bir yerlerden, ucundan birazcık da olsa kendini bulduğu dizi ya da filmler vardır. Günümüzde yerli diziler bu isteği ne kadar ya da hangi yönden karşılar bilemiyorum fakat Unutulmaz Yerli Diziler konusunda Avrupa Yakası çoğumuz için birinci sırada geliyor. Gülse Birsel’in kaleminden çıkan bu güzel eser bana kalırsa uzun yıllar boyunca sıcaklığını koruyacak ve canlandıracaktır.

[zombify_post]


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

2

0 Yorum