Virüsün bize, Türkiye’nin Dünya’ya Öğrettikleri


1

Koronavirüsün zenginlere ve fakirlere bulaştığı için eşitlikçi bir virüs olduğu söyleniyordu. Ancak durum böyle değil ne yazık ki. Örneğin varlıklı bir kişi, sağlık sektörünün kamuya açık olmadığı bir ülkede test yaptırabilir veya kendisini tedavi ettirebiliyorken, durumu olmayanlar sağlık hizmetine kolay kolay erişemiyor. Koronavirüs bize neoliberalizmin olduğu kadar eşitliğin de sarsıldığını gösterdi. Özelleştirilmiş sağlık sektörü bazı ülkelerde kamulaştırıldı ve işsizlik fonları için başvurular her zamankinden daha fazla arttı. Üstelik ABD ve Kanada, normal zamanlarda komşu ülkelerden ucuz emek için ucuz mevsimlik tarım işçilerini getirirken, virüs nedeniyle bu politikayı durdurmak zorunda kaldılar.

(Özellikle Türkiye’den Work and Travel için gidecek öğrencilerimiz, ABD’de sağlık sektörünün pahalılığından dolayı geçen senelere göre daha az başvuruda bulundu.)

Aynı zamanda virüs bize demokrasi ile otoriterliğin farklılığını da gösterdi. Bazı ülkelerin koronavirüs için alınan önlemlerde aldığı tedbirler, ülkelerin yönetim şekilleriyle ilgiliydi. Protestolar için de durum buydu. Ülkeler kendi içlerindeki olaylara yönetim tarzlarının izin verdiği şekilde müdahale ettiler. Örneğin, Rusya ve Polonya’daki virüs protestolarında, zaten insan olmayan polis şiddeti daha da insan dışı oldu. Virüs sayesinde popülizmin aynı anda hem çöktüğüne hem de dirildiğine şahit olduk. Sivil Toplum Kuruluşlarından Dünya Sağlık Örgütü’ne karşı söylemler ve DSÖ’ye olan güvenin azalması, STK’ların gücünü yeniden gözden geçirmemizi de sağladı.

Hepsinden iyisi, insanlık olarak hala ulus devletlere bağımlı olduğumuzu gördük. Küreselleşmeyle güçlenen ve devlet rollerini üstlenmeye başlayan çok uluslu şirketler yerine devlet yöneticilerinin kararlarına göre yaşamaya başladık. Bu da bizlere, uluslar arası paralara sahip olan şirketlerin değil devletlerin gücünü tekrardan gösterdi. Devlet kavramına eskisinden daha çok değer verilirken ve güçlendirilirken, sivil toplum kuruluşlarının protestolarla devlet eylemlerini etkileme gücünü de gördük. Hayatlarını devletin kısıtlamalarına ve virüse karşı önlemlere göre şekillendiren kitleler, yaşadıkları sağlık sorunlarından dolayı devlet kurumlarına itaat etmemiş, hatta devlet kurumlarının işleyişini değiştirmiştir. İspanya’da sağlık sistemi kamulaştırıldı, İngiltere’de ücretsiz tedaviler başladı. Özellikle ABD’de, virüslü olmasına rağmen hastaneye gidemediği için hayatını kaybeden kişiler olduğuna maalesef şahit olduk. İtalya’da, durumu olmadığı için test yaptıramayan ve bundan dolayı bulaşına engel olamayan durumları gördük. 

Türkiye’nin sahip olduğu bu kamusal sağlık hizmeti, Avrupa’da yeni yeni ortaya çıktı. Avrupa, sağlık ve ilaç hizmetinin ücretsiz olması gerektiğini, yangın çıktıktan sonra öğrenmişken Türkiye, bu sorunu bir facia yaşamadan zaten çözmüştü. Türkiye, uluslar arası alanda belki de bundan dolayı çevre ülkelere en fazla yardım eli uzatan ülke olabildi.

Savunma Bakanlığı 31 Mart 2020’deki açıklamasında İtalya ve İspanya’ya birer askeri uçakla sağlık ekipmanı gönderildiğini belirtti.

NATO açıklamasına göre Türkiye, İspanya ve İtalya’ya toplam 450 bin maske yolladı.

Türkiye 28 Nisan 2020’de de bir diğer NATO müttefiki ABD’ye bir askeri uçakla yardım malzemesi gönderdi. 

ABD Ankara Büyükelçisi David Satterfield 28 Nisan’da yaptığı açıklamada, “ABD hükümeti adına, NATO müttefikimiz Türkiye’ye bugün gerçekleşen cömert medikal ekipman ve diğer elzem malzemelere ilişkin bağış için teşekkür ediyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İngiltere Başbakanı Boris Johnson’a gönderdiği mektupta “Hemen hemen her alanda mükemmel düzeyde seyreden ilişkilere sahip olduğumuz ve Türkiye için vazgeçilmez ortaklardan biri olan Birleşik Krallık, ülkemizle dayanışmasını çeşitli vesilelerle birçok kez göstermiştir. Biz de, zor günler geçirmekte olan dost ve müttefikimiz Birleşik Krallık’la dayanışmamızı göstermek için bugün Hava Kuvvetlerimize ait bir uçakla ülkenize tıbbi yardım malzemesinin intikalini sağlıyoruz” dedi. 

Türkiye Balkanlar’da da Sırbistan, Kosova, Bosna Hersek, Karadağ, Kuzey Makedonya ve Bulgaristan’a yardımda bulundu. Komşularımız Gürcistan ve Azerbaycan’a da yardım gönderildi. Irak için Türkiye Irak’ın Erbil Valiliği’ne de 30 bin maske ve 475 koli gıda yardımında bulundu.

İran’a İran’a 1000 tanı kiti, 4 bin 715 tulum, 20 bin önlük, 2 bin 4 adet gözlük, 4 bin N95 maske ve 78 bin üç katlı maske hibe edildi.

Bu ülkelerin dışında Kolombiya, Afganistan ve Pakistan gibi çok sayıda ülkeye daha koruyucu ekipman gönderildi.

Türkiye’nin pek çok ülkeye gönderdiği yardımların üzerinde Mevlana’nın “Ümitsizliğin ardında nice ümitler var. Karanlığın ardında nice güneşler var” sözü ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı yazısı yer alıyor.

[zombify_post]


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

1

0 Yorum